Bizimle iletişime geçin
UferPhile BOSSLIFE AD

Ekonomi

BEST Grup ile Base Studio’dan savunma sanayiinde iş birliği

Tera Holding çatısı altında faaliyet gösteren BEST Grup ile askeri araç mühendisliği şirketi Base Studio, SAHA EXPO kapsamında savunma teknolojileri ve araç dizaynıalanında iş birliği anlaşması imzaladı.

Türkiye’de zırhlama ve savunma teknolojileri alanında faaliyet gösteren BEST Grup ile askeri araç mühendisliği alanında çalışmalar yürüten Base Studio arasında stratejik iş birliği anlaşması SAHA EXPO’da imzalandı.

Base Studio Standı’nda düzenlenen törende taraflar, savunma teknolojileri ve araç dizaynınıkapsayan Mutabakat Zaptı’na imza attı. Anlaşma kapsamında yeni nesil araç tasarımları, mühendislik çözümleri ve uluslararası pazarlara yönelik ürün geliştirme süreçlerinde ortak çalışmalar yürütülmesi planlanıyor.

İş birliğinin, son kullanıcının ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirilmesi ve savunma sanayiinde ihracat odaklı projelerin artırılması hedefiyle hayata geçirildiği belirtildi.

Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, imza töreninde yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye bugün savunma sanayiinde sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayan bir ülke değil, geliştirdiği teknolojilerle dünyada dikkat çeken güçlü bir üretim merkezi haline geldi. BEST Grup ile Base Studio arasında imzalanan bu stratejik iş birliği, Türk mühendisliğinin ulaştığı seviyenin önemli göstergelerinden biridir. Yerli üretim gücümüzü uluslararası mühendislik vizyonuyla birleştirerek yeni nesil teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz. Savunma sanayiinde atılan her güçlü adım, Türkiye’nin bağımsız üretim kapasitesine ve milli teknoloji vizyonuna katkı sağlamaktadır. İmzalanan anlaşma; savunma teknolojileri, askeri araç mühendisliği, yeni nesil zırhlı araç tasarımları ve araç dizaynı alanlarında ortak çalışmalar yürütülmesini kapsamaktadır. Bu iş birliğiyle birlikte son kullanıcının sahadaki ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verebilen, güvenlik, dayanıklılık ve operasyonel verimlilik açısından daha güçlü çözümler geliştirilmesi hedeflenmektedir. Aynı zamanda Türkiye’nin savunma sanayi ihracatına katkı sağlayacak yeni ürünlerin uluslararası pazarlara sunulması amaçlanmaktadır. Bu stratejik iş birliğinin ülkemiz, sektörümüz ve savunma sanayiimiz adına hayırlı olmasını diliyorum.”

Base Studio Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Remzi Oduncu ise açıklamasında, “Sizin gibi değerli bir markayla birlikte yol almaktan son derece mutluyuz. Geniş ürün yelpazemizle BEST Grup’a katkı sunacak olmaktan gurur duyuyoruz. Bu iş birliğinin uzun soluklu ve verimli sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. İnşallah bir sonraki SAHA Expo’da geliştireceğimiz yeni ürünleri sergilemeyi hedefliyoruz” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Kurumlar Vergisi indirimi şirketleri yeni yatırımlara yönlendirecek 

OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, fiilen üretim yapan şirketler için Kurumlar Vergisi’nin yüzde 25’ten yüzde 12,5’e düşürülmesine ilişkin düzenlemeyi değerlendirdi. Yalçıntaş, kararın özellikle üretim yapan büyük ölçekli ve halka açık şirketler açısından önemli olduğunu belirterek, düzenlemenin yatırımı ve istihdamı teşvik edeceğini, şirketlerin finansal yapısını güçlendireceğini ve kredi ihtiyacını azaltacağını ifade etti.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen vergi düzenlemesiyle, sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim yapan kurumlar ile zirai üretim faaliyeti yürüten kurumların üretimden elde ettikleri kazançlara uygulanan Kurumlar Vergisi oranı yüzde 25’ten yüzde 12,5’e indirildi.

Düzenlemeyi değerlendiren OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, özellikle büyük ölçekli şirketler, İSO 500 kuruluşları ve halka açık şirketler açısından kararın önemli bir eşik olduğunu belirterek, “Bu adım, sermayenin şirket içinde kalmasına, yeniden yatırıma dönüşmesine, kredi yükünün azaltılmasına ve finansal yapıların güçlenmesine önemli katkı sağlayacaktır” dedi.

Yeni yatırım ve istihdam için kıymetli bir karar

Yalçıntaş, “Vergisini düzenli ödeyen üretici şirketler açısından düzenlemenin yatırımı ve istihdamı teşvik eden, kredi ihtiyacını azaltan yönüyle Türkiye ekonomisi için oldukça kıymetli bir karar olduğu düşüncesindeyim. Son yıllarda kamu maliyesi yönetiminde kullanılmaya başlanan teknoloji ve yapay zeka destekli uygulamalar sayesinde vergi adaletinde önemli gelişmeler kaydedildi. Bu gelişmeler, vergisini doğru hesaplayan ve düzenli şekilde ödeyen şirketlerimizi önemli ölçüde rahatlatırken, vergi tahsilatlarının artmasına da katkı sağladı. İmalat sanayisine yönelik bu indirimin, üretici şirketlerimize önemli bir destek sağlayacağına inanıyorum. Aynı zamanda şirketlerin yeni yatırımlara yönelmesine, sermayelerini daha verimli kullanmalarına ve finansal yapılarını güçlendirmelerine katkı sunacaktır” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

n11’den “Ne İstersen n11” Dönemi: 

İhtiyacın Olan Her Şey, Tam İstediğin Gibi

Türkiye’nin e-ticaret ekosisteminin ilk oyuncularından n11 “Ultra Premium Plus” deneyimini herkes için erişilebilir kılan yeni iletişim dünyasını tanıttı. Düzenlenen lansmanla yeni dönemini duyuran n11’in reklam yüzü ise Bülent Ersoy oldu.

n11, değişen kullanıcı beklentilerini merkeze alarak alışveriş deneyimini yeniden tanımladığı yeni bir döneme adım atıyor. 28 Nisan Salı gecesi Mandarin Oriental Bosphorus’ta gerçekleşen lansmanda n11 CEO’su Nihal Dindar Akın, markanın yeni dönem stratejilerini ve büyüme vizyonunu paylaştı. Burcu Esmersoy’un sunuculuğunda, Zeynep Bastık’ın performansıyla dikkat çeken lansman gecesine; kampanyanın yüzü Bülent Ersoy’un yanı sıra sektörün önde gelen isimleri ve iş ortakları da katıldı.

Lansmanda markanın yeni dönemini ve iş birliğini değerlendiren n11 CEO’su Nihal Dindar Akın, “Yeni stratejilerimizi ve ‘Ne İstersen n11’ vizyonumuzu paylaştığımız bu özel gecede, heyecanımıza ortak olan tüm konuklarımıza ve iş ortaklarımıza katılımları için teşekkür ediyorum. Bu kampanya ile e-ticarette yeni bir standart belirliyoruz” dedi. Akın ayrıca, Bülent Ersoy ile çekilen reklam filmi sürecinin kendileri için çok keyifli geçtiğini belirterek, ortaya çıkan işten ve aldıkları pozitif geri bildirimlerden büyük heyecan duyduklarını ifade etti.

“En Çok Cankurtaran ve Taksici Olmayı Sevdim”

Kampanyanın reklam yüzü olan Türkiye’nin Diva’sı Bülent Ersoy ise iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “n11 ile hayata geçirdiğimiz bu proje her detayıyla gerçekten fevkaladenin de fevkinde bir iş oldu; bu kampanyayı tüm Türkiye ile buluşturmaya aracı olduğum için çok mutlu oldum,” açıklamasında bulundu. Ersoy, reklam filminde canlandırdığı karakterler arasında ise en çok cankurtaran ve taksici rollerini sevdiğini paylaştı.

Gecenin sunuculuğunu üstlenen Burcu Esmersoy ise markanın dönüşümüne tanıklık etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “n11’in bu büyük değişimine eşlik etmekten ve böylesine özel bir gecede bu enerjinin bir parçası olmaktan büyük bir heyecan duyuyorum” dedi.

Bu yeni dönemle birlikte n11, alışveriş deneyimini daha erişilebilir, daha sade ve daha kapsayıcı bir yapıya taşımayı hedefliyor. Kullanıcının alışverişten beklentisini yalnızca ihtiyaç karşılamanın ötesine taşıyan bu yaklaşım, aynı zamanda markanın kullanıcı deneyimi odaklı büyüme stratejisinin de temelini oluşturuyor.

Herkes İçin Ayrıcalıklı “Ne İstersen n11” Deneyimi

n11, yeni döneminde alışveriş deneyimini yalnızca ürün ve fiyat odağında değil, sunduğu avantajlarla birlikte bütüncül bir yapıya taşıyor. Markanın “Ne İstersen n11” söylemi, bu yaklaşımın en net yansıması olarak; kullanıcıların ihtiyaç duyduğu her şeyi, ek koşul olmadan ve herkes için erişilebilir hale getiriyor.

n11’in “Ultra Premium Plus” yaklaşımıyla şekillenen bu yapı, kullanıcıyı merkeze alarak onun en çok sevdiği, değer verdiği ve önceliklendirdiği avantajları bir araya getiriyor. Ortaya çıkan deneyim kullanıcıda güçlü bir “Ultra Premium Plus” hissi yaratıyor.

Bu yeni modelde kullanıcılar; abonelik ya da aidat ödemedenherkese ücretsiz kargotoplam 1000 TL kupon ve harcadıkça yüzde 3 geri kazan gibi avantajlardan faydalanabiliyor. 

Bülent Ersoy ile “Ultra Premium Plus” Dünyası Hayat Buluyor

Markanın yeni iletişim dünyası, Bülent Ersoy’un yer aldığı reklam filmiyle güçlü bir anlatıma kavuşuyor. Kampanya kapsamında farklı karakterlere bürünen Bülent Ersoy; hakemden rapçiye, taksi şoföründen astronota, kuaförden cankurtarana uzanan rolleriyle izleyici karşısına çıkıyor. Bu karakterlerin her biri, n11 deneyimiyle kendini “Ultra Premium Plus” hisseden kullanıcıyı temsil ediyor.

Eğlenceli ve dikkat çekici anlatımıyla öne çıkan reklam filmi, markanın sunduğu avantajları gündelik hayatın farklı anlarıyla ilişkilendirerek aktarırken, n11’in yeni dönem iletişim tonunu da net bir şekilde ortaya koyuyor. Alışılmışın dışında tarzı ve lüks yaşam anlayışıyla akla ilk gelen isimlerden biri olan Bülent Ersoy’un kampanyanın yüzü olması, n11’in “ayrıcalık” algısını herkes için erişilebilir kılma yaklaşımıyla örtüşüyor. Bu anlatımda Ersoy, farklı karakterlere bürünse de her koşulda kendini “ultra premium plus” hisseden kullanıcıyı temsil ederken; n11 de aynı deneyimi tüm kullanıcılarına sunan demokratik bir alışveriş platformu olma hedefini ortaya koyuyor.

Ne İstersen n11 Yaklaşımının Temelinde Kullanıcı Deneyimi Var

n11 CEO’su Nihal Dindar Akın, yeni döneme ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi, “E-ticarette kullanıcı beklentileri hızla değişiyor. Biz de bu değişimi odağımıza alarak alışveriş deneyimini yeniden kurguluyoruz. ‘Ne İstersen n11’ yaklaşımımızla, kullanıcılarımızın en çok değer verdiği avantajları bir araya getiriyor ve bunları herhangi bir üyelik ücreti ya da ek ödeme olmadan sunuyoruz. Amacımız, kullanıcıların kendini özel hissettiği bu deneyimi herkes için standart hale getirmek.”

Bu yeni dönemle birlikte n11, “Ne İstersen n11” yaklaşımıyla alışveriş deneyimini yeniden tanımlayarak, kullanıcıların beklentilerini tek bir çatı altında karşılayan daha güçlü bir deneyim sunmayı hedefliyor. 

Okumaya Devam Et

Ekonomi

“TEK KULLANIMLIK PLASTİK KISITLAMALARI SANAYİDE BASKI VE KAYGI OLUŞTURUYOR”

Tek kullanımlık plastiklere yönelik artan kısıtlama ve yasaklama eğilimleri, plastik sanayisinde belirsizlik ortamını derinleştirirken üretimden tedarik zincirine uzanan yapıda ciddi bir baskı oluşturuyor. PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu sürecin yönetiminde en kritik unsurun yasaklamalar değil, güçlü bir Kaynağında Ayrıştırma Sistemi ve etkin döngüsel ekonomi altyapısı olduğunu vurgulayarak, sürdürülebilir çözümün ancak bu yaklaşım ile mümkün olacağını ifade ediyor.

Tek kullanımlık plastik ürünlere yönelik artan kısıtlama ve yasaklama eğilimleri, plastik sanayisinde belirsizlik ortamını derinleştirirken üretimden tedarik zincirine kadar uzanan yapıda önemli bir baskı oluşturuyor. PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu sürecin sağlıklı yönetimi için yasaklayıcı yaklaşımlar yerine, güçlü bir Kaynağında Ayrıştırma Sistemi (KAS) ve etkin bir döngüsel ekonomi altyapısının zorunlu olduğuna dikkat çekti.

Sektördeki gelişmelerin artık yalnızca bir dönüşüm sürecini değil, aynı zamanda artan bir tedirginlik ve öngörülebilirlik sorunu yarattığını ifade eden Karadeniz, tek kullanımlık ürünlere yönelik düzenlemelerin sanayicinin orta ve uzun vadeli planlarını zorlaştırdığını söyledi. Karadeniz, “Bu alandaki kısıtlama ve yasaklama eğilimleri yatırım kararlarını erteliyor, üretim planlamasını zorlaştırıyor ve tedarik zincirinde kırılganlık riskini artırıyor” dedi.

“Sektörde kaygı seviyesi artıyor”

Artan maliyet baskısı ve henüz yeterince gelişmemiş alternatiflerin oluşturduğu boşluğun sektördeki kaygıyı artırdığını belirten Karadeniz, sanayicinin yalnızca ekonomik dalgalanmalarla değil, aynı zamanda üretim sürekliliğini etkileyen yapısal bir belirsizlikle karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Tek kullanımlık plastiklere yönelik düzenlemelerin zincirleme etkiler oluşturduğuna dikkat çeken Karadeniz, “Bu ürün grubuna ilişkin kararlar yalnızca bir üretim kalemini değil; hammadde tedarikinden lojistiğe, KOBİ’lerden büyük ölçekli sanayi kuruluşlarına kadar tüm yapıyı etkiliyor. Bugün sektörün en önemli sorunlarından biri belirsizlik ve buna bağlı öngörü eksikliğidir” ifadelerini kullandı.

“Dönüşüm, KOBİ’ler üzerinde maliyet baskısı yaratıyor”

Karadeniz, plastik sanayisinin çevresel sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi hedeflerini destekleyen bir yapıda olduğunu, ancak bu dönüşümün gerçekçi ve planlı bir geçiş modeliyle yönetilmesi gerektiğini belirtti.

Bu noktada Kaynağında Ayrıştırma Sistemi’nin kritik önem taşıdığını vurgulayan Karadeniz, “Atık yönetiminde temel mesele, geri dönüşüm için gerekli hammaddenin doğru şekilde elde edilmesidir. Kaynağında Ayrıştırma Sistemi güçlendirilmeden kurulacak hiçbir model sürdürülebilir değildir. Bununla birlikte Depozito İade Sistemi ve Kaynağında Ayrıştırma Sistemi’nin birlikte etkin şekilde uygulanması, hammadde açığının bir miktar da olsa kapatılmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

Dönüşüm sürecinin özellikle KOBİ’ler üzerinde maliyet baskısı oluşturduğunu ifade eden Karadeniz, politikaların sektör gerçekleri ve üretim dengeleri gözetilerek şekillendirilmesi gerektiğini belirterek, “Çevresel hedefler ancak üretimi dışlamayan, aksine döngüsel ekonomiyi güçlendiren politikalarla kalıcı hale gelebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Karadeniz, bu noktada karar vericilere de çağrıda bulunarak, çevresel hedeflerin ancak üretim gerçekleriyle uyumlu, planlı ve altyapısı güçlendirilmiş politikalarla sürdürülebileceğini ifade ediyor.

Okumaya Devam Et

Trend Gönderiler