Sektörel
Boya ve Kaplama Sektörü Dünyanın 3. , Avrupanın 2. Büyük Fuarı PAINTISTANBUL’da Bir Araya Geliyor.
Avrasya’nın en büyük boya ham maddeleri ve kaplama buluşmalarından biri olan Paintistanbul Boya Ham Maddeleri, Yapı Kimyasalları ve Yapıştırıcı Ham Maddeleri Teknolojileri Fuarı’nın basın lansmanı, sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla Çırağan Sarayı’nda düzenlendi. Lansmanda, 400’ün üzerinde katılımcı firma ile 10 bini aşkın ziyaretçinin bir araya gelmesi beklenen fuarın kapsamı, sektöre sağlayacağı katkılar ve bu yıl öne çıkacak yenilikçi başlıklar kamuoyuyla paylaşıldı. Lansman kapsamında yapılan konuşmalarda 1 milyon ton civarındaki büyüklüğüyle dünya pazarından pay alan Türkiye boya sektörünün 2,47 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğü vurgulandı.

Avrasya’nın en büyük boya ham maddeleri ve kaplama fuarı olan Paintistanbul Boya Ham Maddeleri, Yapı Kimyasalları ve Yapıştırıcı Ham Maddeleri Teknolojileri Fuarı’nın basın lansmanı Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Başkanı Kenan Baytaş, CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman ve Paintistanbul Fuar ve Kongre Çalışma Grubu Başkanı Hakan Ünel’in ev sahipliğinde düzenlenen lansmanda; sektöre ilişkin değerlendirmeler ve Paintistanbul 2026’ya dair öne çıkan başlıklar paylaşıldı.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan BOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Baytaş, boya sanayisinin; üretim kapasitesi, ileri teknoloji altyapısı ve yarattığı yüksek katma değer ile Türkiye ekonomisinin stratejik ve öncü sektörleri arasında yer aldığını söyleyerek, inşaattan otomotive, enerjiden denizciliğe kadar pek çok alanda kritik rol üstlenen sektörün hem koruyucu hem de estetik çözümleriyle modern yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirtti.
BOSAD Başkanı Baytaş: “Sektörümüz 1 Milyon Ton Büyüklüğe Sahip”
Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) olarak, 130’u aşkın üyeyle sektörün yaklaşık yüzde 85’ini temsil eden güçlü bir yapıya sahip olduğunu belirten BOSAD Başkanı Baytaş, “Katılımcı ve ziyaretçi sayılarıyla dünya çapında kabul gören Paintistanbul yerli ve yabancı firmaları bir araya getirerek boya, boya ham maddeleri ve yapı kimyasalları alanında önemli bir ticaret ve etkileşim köprüsü kuruyor. Bu yıl da fuarımızın sektörümüze, sanayimize ve ülke ekonomimize değerli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi.
Türkiye boya sektörüne yönelik bilgiler de paylaşan Baytaş, sektörün hacim olarak 1 milyon ton civarındaki büyüklüğüyle dünya pazarından yaklaşık yüzde 2 pay aldığını kaydetti. 2025 itibarıyla 1,5 milyar doları aşan boya ve ham maddeleri ihracatının sektörün uluslararası entegrasyonunu açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Baytaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Avrupa’da üretim sıralamasında Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya’nın ardından beşinci sırada yer alıyoruz. Hedefimiz, bu sıralamada daha üst basamaklara çıkarak küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmak. Bölgesel bir üretim üssü olmanın ötesine geçerek, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerle dünya pazarında daha etkin bir rol üstlenmeyi amaçlıyoruz.”

Kayalar: “Sektörümüz 2,47 Milyar Dolarlık Ekonomik Büyüklüğe Sahip”
Etkinlikte konuşan BOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tolga Kayalar, küresel boya pazarının 2026’da yaklaşık 198 milyar dolar büyüklüğe ve 48 milyon tonluk hacme ulaşacağını, 2030’a gelindiğinde ise pazarın 227 milyar dolara ve 52,7 milyon tona çıkmasının beklendiğini vurguladı. Türkiye boya sektörünün, köklü üretim kültürü, güçlü sanayi altyapısı ve yaygın KOBİ yapısıyla bölgesinde önemli bir oyuncu konumunda bulunduğunu kaydeden Kayalar, “BOSAD 2024 verilerine göre Türkiye boya sektörü, yaklaşık 926 bin tonluk iç pazar hacmine ve 2,47 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip. Üretim gücümüz ile ihracattaki değer payımız arasındaki bu makas, sektörümüzün önündeki en somut büyüme alanını gösteriyor. Yalnızca daha fazla üretmek değil, daha fazla değer yaratmak ve bunu ihracata taşımak işte asıl hedef bu” diye konuştu.
Akçalı: “Sektörümüzün En Güçlü Yönlerinden Biri Dünya Regülasyonlarına ve Değişen Standartlara Çok Hızlı Adapte Olabilmesi”
Yaptığı konuşmada Türkiye’nin küresel boya sektöründeki avantajları vurgulayan BOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Akın Akçalı, “Dünyanın en büyük boya üreticilerinin önemli bir bölümü Türkiye’yi yalnızca bir pazar olarak değil aynı zamanda üretim ve ihracat merkezi olarak değerlendirip büyük yatırımlar yapıyor. Özellikle Avrupa, Afrika ve Orta Doğu pazarlarına yönelik operasyonlarda Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, hızlı üretim kabiliyeti, kaliteli insan kayna ve esnek sanayi yapısı büyük avantaj sağlıyor. Bunun yanında sektörümüzün en güçlü yönlerinden biri de dünya regülasyonlarına ve değişen standartlara çok hızlı adapte olabilmesi” dedi. BOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Fuar Komite Başkanı Hakan Ünel de yaptığı konuşmada uluslararası arenada takip edilen, verimli ve sürdürülebilir bir etkinlik gerçekleştirmek istediklerini söyleyerek, farkındalık yaratacak, güçlü bir etki oluşturacak sosyal ve teknolojik etkinlikler planlandığını vurguladı.
CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Yaman: “Avrupa ve Asya’dan çok sayıda katılımcı ve ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyoruz”
BOSAD Yönetim Kurulu Üyeleri’nin ardından söz alan CNG Group Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaman ise bu yıl “Renklerin Büyüsünü Keşfedin” (Discover the Magic of Colours) temasıyla yola çıkan fuarın, yakaladığı ivme ile Avrupa’nın en büyük ikinci, dünyanın ise en büyük üçüncü fuarı konumuna yükseldiğini söyledi. Bu yıl katılımcı sayısında rekor kırıldığını söyleyen Yaman sözlerine şöyle devam etti: “Başlangıçta 350 katılımcı hedefiyle yola çıkmış olsak da bugün itibarıyla 35 farklı ülkeden 400’ün üzerinde kayıt alarak beklentilerimizin üzerine çıktık. Almanya, Belçika ve İtalya başta olmak üzere; Avrupa ve Asya kıtalarından çok sayıda katılımcı ve ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyoruz. Yabancı katılımcı oranında yüzde 35 olan hedefimizi, yüzde 46 gibi rekor bir seviyeye taşıdık. Fuarımızın profili de her geçen gün güçleniyor. Boya üreticisi firma oranımızı yüzde 6’dan yüzde 20’ye, genel üretici sayımızı ise yüzde 7’den yüzde 25’e yükselerek nitelikli bir büyüme sergiledi. Katılımcılarımızın yüzde 38’inin fuarımıza ilk kez katılıyor olması, sektördeki değişim ve yenilik arayışının en somut kanıtıdır. Hedefimiz; 70 ülkeden 3 bin 500’ü yabancı olmak üzere, toplam 10 binin üzerinde sektör profesyonelini bu çatı altında buluşturmak” dedi.
Üç gün sürecek olan organizasyonun, sadece bir ticari platform değil, aynı zamanda sektörel bir “akademi” işlevi göreceğini de vurgulayan Yaman, gerçekleştirilecek oturumlar ve panellerle, en yeni teknolojilerden sürdürülebilirlik çözümlerine kadar sektörün geleceğine hep birlikte ışık tutacaklarını söyledi.
10 Bini Aşkın Ziyaretçi Bekleniyor
Bu yıl 8’inci kez kapılarını açacak olan Paintistanbul 2026, 17-19 Haziran’da boya, ham madde, yapı kimyasalları, yapıştırıcı bileşenleri ile laboratuvar ve üretim ekipmanları sektörlerini tek çatı altında buluşturacak. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek organizasyon, sektörün önde gelen firmalarını, karar vericilerini ve uzmanlarını güçlü bir iş ağı içinde bir araya getirmeyi hedefliyor.
İstanbul Fuar Merkezi’nde dört ayrı salonda düzenlenecek organizasyon, toplam 40 bin metrekare brüt ve 14 bin metrekare net sergi alanıyla boya ve kaplama sektörünün en önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yapacak. Fuarda, sektörün öncü markaları arasında yer alan 400’ün üzerinde katılımcı firma ile 10 bini aşkın ziyaretçinin bir araya gelmesi bekleniyor. Etkinlik, katılımcılara yeni ticari bağlantılar kurma, potansiyel iş ortaklıkları geliştirme ve küresel pazardaki güncel eğilimleri yakından takip etme imkânı sunacak.
“Yenilikçi Ürünler ve İleri Teknoloji Uygulamaları Tanıtılacak”
Üç gün boyunca fuar kapsamında sergilenecek yenilikçi ürünler, ileri teknoloji uygulamaları ve sektörün dönüşümüne yön veren çözümler, firmalar için uluslararası ölçekte güçlü bir tanıtım ve iş geliştirme platformu oluşturacak. Fuarla eş zamanlı gerçekleştirilecek konferans programında ise alanında uzman isimler sektörün geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulunacak. Yurt içi ve yurt dışından profesyonellerin katılımıyla gerçekleşecek oturumlarda sürdürülebilirlikten teknolojik dönüşüme, yeni üretim trendlerinden küresel pazardaki fırsatlara kadar birçok kritik konu masaya yatırılacak.
Turizm
Malitur’dan Güçlü Yatırım Hamlesi: 2026 Model Yeni Otobüsler Filoya Katıldı
Turizm gösteren Malitur, hizmet kalitesini ve operasyon gücünü artırmak amacıyla filosuna 2026 model yeni nesil otobüsler kazandırdı. Gerçekleştirilen yeni yatırım, şirketin büyüme vizyonunun ve sürdürülebilir hizmet anlayışının önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Kurulduğu günden bu yana misafir memnuniyetini ön planda tutan Malitur, düzenlediği kültür turları, yurt dışı organizasyonları ve özel tur programlarında daha yüksek konfor standardı sunabilmek adına filo yatırımlarına aralıksız devam ediyor. Filoya dahil edilen yeni araçlar; modern tasarımı, gelişmiş güvenlik donanımları ve üst segment yolcu konforuyla dikkat çekiyor.
Şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, turizm sektöründe kaliteli hizmetin yalnızca destinasyon ve organizasyon planlamasıyla sınırlı olmadığı, ulaşım kalitesinin de misafir deneyiminin önemli bir parçası olduğu vurgulandı.

“Misafirlerimize sunduğumuz deneyimin her aşamasını önemsiyoruz. Konforlu ulaşım, güvenli seyahat ve kaliteli organizasyon anlayışını bir bütün olarak görüyoruz. Bu nedenle operasyonel altyapımızı sürekli güçlendiriyor, filomuzu modern araçlarla yenileyerek hizmet standardımızı her geçen gün daha yukarı taşıyoruz.”
Özellikle artan tur talebine daha güçlü operasyon kabiliyetiyle yanıt vermeyi hedefleyen şirket, genç ve modern filo yapısıyla sektördeki rekabet gücünü artırmayı sürdürüyor. Yapılan yatırımların yalnızca bugünü değil, gelecekteki büyüme hedeflerini de desteklediği belirtilirken, Malitur’un önümüzdeki dönemde de hizmet kalitesine yönelik yatırımlarına devam edeceği ifade edildi.
Turizm sektöründe yenilikçi yaklaşımıyla dikkat çeken Malitur, güçlü operasyon ağı, modern filosu ve misafir odaklı hizmet anlayışıyla büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.

Girişimcilik
Türk Telekom Ventures, yenilikçi teknoloji girişimlerini küresel girişimcilik ekosisteminin merkezine taşıyor
Türkiye’nin dijital dönüşüm mimarı Türk Telekom, millî teknoloji hamlesine güç katan vizyonuyla yenilikçi ve teknoloji odaklı Türk girişimlerini küresel girişimcilik ekosisteminin merkezine taşımaya devam ediyor. Değer odaklı stratejisiyle girişimcilik ekosistemini stratejik bir kaldıraç olarak konumlandıran Türk Telekom, TT Ventures ve TT Ventures’ın girişim hızlandırma programı PİLOT’un yenilikçi girişimlerini her aşamada destekleyerek küresel ölçekte büyümelerine olanak sağlıyor. TT Ventures, portföy şirketlerine ve PİLOT girişim hızlandırma programı mezunlarına, büyüme yolculukları boyunca stratejik yönetim desteğinden iş geliştirmeye, yatırımdan altyapı desteğine kadar geniş ve kapsamlı destekler sunuyor. Yenilikçi girişimleri küresele taşıma vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren TT Ventures, “Stanford Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Küresel ve Uzaktan Eğitim Merkezi” iş birliğiyle özel olarak tasarlanan “Ölçeklenme ve Küreselleşme” odaklı tamamlayıcı programını Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) San Francisco şehrinde, Silikon Vadisi’nin kalbinde hayata geçirdi. TT Ventures’ın desteklediği dokuz girişim, Stanford akademisyenleri tarafından yürütülen program kapsamında atölye çalışmaları, mentorluk oturumları ve demo day sunumlarına katıldı. Girişimler, Stanford Üniversitesi’ndeki büyüme programının yanı sıra iki hafta boyunca Silikon Vadisi’nde çeşitli toplantılara ve etkinliklere katılarak, TT Ventures’ın güçlü küresel bağlantıları sayesinde yatırımcılar ve küresel teknoloji şirketlerinin liderlerinden oluşan uluslararası bir ağ ile buluşma fırsatı buldu.
TT Ventures Genel Müdürü Muhammed Özhan, “TT Ventures olarak yenilikçi girişimlere sadece yatırım yapmakla yetinmiyor, onların küresel arenada söz sahibi olması için stratejik adımlar atıyoruz. “Stanford Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Küresel ve Uzaktan Eğitim Merkezi” iş birliği ile girişimciliğin kalbi Silikon Vadisi’nde tasarladığımız program, girişimlerimizin büyümesi ve küresel çapta değer yaratması adına büyük önem taşıyor. Bugün Asya’dan Avrupa’ya, Kuzey Amerika’dan Güney Amerika’ya kadar dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren PİLOT mezunu girişimlerin portföy değeri 2025 yıl sonu itibarıyla 600 milyon doları aşmış durumda. Girişimcilerimizin global ekosistemdeki dinamikleri en iyi şekilde okuyup girişimlerini uluslararası arenada liderliğe taşıyacak deneyimler kazanmalarının Türkiye’nin dijital geleceğinin inşasında kıymetli katkılar sunacağına inanıyoruz” dedi.
İnovasyon kültürünü yaygınlaştırarak Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etmeyi hedefleyen Türk Telekom, yerli girişimlerin küresel varlığını güçlendirmek için stratejik adımlar atmaya devam ediyor. TT Ventures, yurt dışında yürütülen tamamlayıcı programlarla girişimlerin globalleşme yolculuğuna öncülük ederken, yerli girişimler ile uluslararası ekosistemler arasında köprü görevi üstleniyor. Yenilikçi girişimleri dünyanın en prestijli teknoloji liderleri ve küresel yatırımcılarıyla buluşturan TT Ventures, yerli ve milli girişimleri küresel girişimcilik ekosisteminin merkezinde konumlandırarak Türkiye’nin yüksek teknoloji üreten ve ihraç eden bir ülke olma vizyonunu desteklemeyi sürdürüyor. Yenilikçi girişimleri küresele taşıma vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren TT Ventures’ın “Stanford Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Küresel ve Uzaktan Eğitim Merkezi” iş birliğiyle hayata geçirdiği “Ölçeklenme ve Küreselleşme” odaklı tamamlayıcı yurt dışı programı sona erdi. TT Ventures portföyündeki dokuz girişim, Stanford Üniversitesi’ndeki büyüme programının yanı sıra iki hafta boyunca Silikon Vadisi’nde çeşitli toplantılara ve etkinliklere katılarak, TT Ventures’ın güçlü küresel bağlantıları sayesinde yatırımcılar ve küresel teknoloji şirketlerinin liderlerinden oluşan uluslararası bir ağ ile buluşma fırsatı buldu.
“Gelişmiş bir girişimcilik kültürü ile Türkiye’nin geleceğe taşınmasına liderlik ediyoruz”
Hedeflerinin Türkiye’den yeni ‘unicorn’lar çıkarmak olduğunu vurgulayan TT Ventures Genel Müdürü Muhammed Özhan, “TT Ventures olarak yenilikçi girişimlere sadece yatırım yapmakla yetinmiyor, onların küresel arenada söz sahibi olması adına stratejik hamleler yapıyoruz. Bu vizyonla yeni nesil teknolojiler geliştiren yerli ve milli girişimlere TT Ventures ile hem stratejik danışmanlık desteği sağlayarak yatırım yapıyor hem de global bağlantılarımız sayesinde iş birliği ve yatırım fırsatları sunuyoruz. Hızlandırma programımız TT Ventures PİLOT ile 10 yılı aşkın süredir girişimlere mentorluk, nakit ve yatırım desteği, ofis ve altyapı desteği, geniş müşteri ağımızın yanı sıra sadece Türkiye’deki değil globaldeki iş bağlantılarımıza erişim, mobil iletişim desteği gibi önemli faydalar sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki (San Francisco) ofisimiz ve güçlü sektör bağlantılarımızla, yerli girişimleri küresel ölçekte büyüyebilecekleri uluslararası teknoloji ve girişimcilik ekosistemi ile buluşturan bir köprü görevi görüyoruz. Stanford Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirilen program, girişimlerimizin büyümesi ve uluslararası ölçekte değer yaratabilmesi açısından kritik önem taşıyor. Bugüne kadar 131 PİLOT mezunu girişime toplam 3,2 milyon dolar nakit ve yatırım desteği sağladık. Bu girişimlerden 78’i, yerli ve uluslararası yatırımcılardan toplam 58 milyon dolar yatırım aldı. 2025 yıl sonu itibarıyla PİLOT mezunlarının portföy değeri 600 milyon doları aştı. Bugün girişimlerimiz Asya’dan Avrupa’ya, Kuzey Amerika’dan Güney Amerika’ya kadar dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteriyor. Ekiplerimizin küresel ekosistemin dinamiklerini doğru yorumlamasını ve ülkemize yüksek katma değerli çıktılarla dönmesini çok önemsiyoruz. Gelişmiş girişimcilik kültürüyle Türkiye’nin geleceğe yolculuğuna liderlik etme misyonumuz doğrultusunda, yerli ve milli teknoloji girişimlerinin küresel yükselişini hızlandırmaya ve Türkiye’den yeni global şirketler çıkarmaya kararlılıkla devam ediyoruz” dedi.
TT Ventures girişimleri için özel tasarlanan Silikon Vadisi’ndeki program tamamlandı
Silikon Vadisi’nde TT Ventures girişimlerine özel tasarlanan programa; tekstil ve moda profesyonellerine uçtan uca yapay zeka çözümleri sunan Refabric, güvenlik operasyonları çözümleri sunan Priam AI, 3D iç mimari tasarım uygulaması ile Homster, veriyi gelire dönüştüren pazarlama platformu ile Zuzzuu, rüzgar türbin kanatları için yapay zeka tabanlı sağlık izleme teknolojisi sunan Werover, otonom mobil robot (AMR) çözümleri ile Milvus, kullanıcılar için dijital cüzdan pazaryeri uygulaması olan Macellan Super App, gerçek zamanlı yapay zeka ile ultrason görüntülerini herkes için basitleştiren Smart Alpha, her yerden güvenli bağlanma özgürlüğü sunan Pocket E-Sim’den oluşan dokuz ekip katıldı.

Bankacılık
Halkbank 88 yaşında!
Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil: “88 yıldır aynı vizyon ve kararlılıkla Ülkemizin kalkınma yolculuğuna eşlik ediyoruz.”
Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, Banka’nın 88. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Bankamız, 88 yıldır aynı vizyon ve kararlılıkla Ülkemizin kalkınma yolculuğuna eşlik etmeyi sürdürüyor.” dedi. İnsanı merkeze alan, toplumun tüm kesimlerine duyarlı ve çağın getirdiği yeniliklere açık bir yaklaşımı ilke edindiklerini söyleyen Özdil, “Tüm süreçlerimize yansıttığımız bu anlayışı, geleceğe taşımaya devam ediyoruz. Önceliğimiz, 88 yıldır olduğu gibi bundan sonra da Ülkemizin öncelikleri olacaktır.” diye konuştu.
1938 yılında esnafı, sanatkârı, üretimi ve yerel kalkınmayı desteklemek amacıyla temelleri atılan Halkbank, 88. yaşını kutluyor. Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Özdilaçıklamasında, Türkiye ekonomisine sundukları katkıları, kadın ve genç girişimcilere yönelik stratejik destekleri ve gelecek dönem hedeflerini değerlendirdi.
Halkbank’ın Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla kurulduğunu hatırlatan Recep Süleyman Özdil, “1 milyon 200 bin Türk Lirası sermaye ile esnaf, sanatkâr ve küçük işletmelerimizin finansal ihtiyaçlarını karşılamak için kurulan Halkbank, 88 yıldır aynı kararlılıkla Ülkemizin kalkınma yolculuğuna eşlik etmeyi sürdürüyor.” dedi.
‘Önce Halk Sonra Banka’ misyonunu gururla hayata geçirdiklerini belirten Özdil, şunları söyledi: “Bu vizyon ve anlayış, bizi 4,4 trilyon TL’yi aşan aktif büyüklüğe ve 3,4 trilyon TL’ye ulaşan kredi hacmine taşıyarak, sektörün gelişimine katkı veren bir aktör haline getirmiştir. Ne mutlu ki, Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna güç katan Halkbank, bugün 28 bini aşan insan kıymeti ve yurt içindeki 1.106 şubeden oluşan geniş hizmet ağıyla bir finans kuruluşu olmanın çok ötesinde bir anlam taşıyor.”
“Kuruluşumuzdan bu yana esnaf ve KOBİ’lerin en büyük destekçisiyiz”
Halkbank’ın kuruluşundan bugüne KOBİ’lerin ve esnafın en güçlü destekçisi olduğunun altını çizen Recep Süleyman Özdil, “İçselleştirdiğimiz bu köklü misyon; bugün ticari kredilerdeki istikrarlı büyümemiz ve KOBİ bankacılığındaki öncü konumumuzda karşılık buluyor.” diye konuştu.
Halkbank Genel Müdürü Özdil, Banka’nın kredi performansına ilişkin şu bilgileri verdi: “2026 yılı ilk çeyreği itibarıyla ticari kredi hacmimizi 1,9 trilyon TL’ye, gayri nakdi kredi hacmimizi 1,2 trilyon TL’ye, esnaf kredisi hacmimizi ise 323 milyar TL’ye ulaştırdık. KOBİ kredilerimizin toplam ticari krediler içindeki payını yüzde 55,6 seviyesine çıkarırken; 2002 yılından 2026’nın ilk çeyreğine kadar 4,6 milyon esnafımıza 778 milyar TL finansman sağladık. Böylelikle ekonominin görünmeyen kahramanları KOBİ’lerin en büyük destekçisi olma unvanını gururla taşıyoruz.”
Halkbank’ın toplumun tüm kesimlerine aynı duyarlılık ve hassasiyetle yaklaştığını vurgulayan Recep Süleyman Özdil, toplumsal kalkınmanın ancak kadınların ekonomideki varlığının artırılmasıyla mümkün olacağına inandıklarını ifade ederek şunları söyledi:
“Bunun en somut örneği kadın girişimcilere sağladığımız desteklerdir. 2021 yılından itibaren 271 bini aşkın kadın girişimciye 129 milyar TL finansman sağladık. Türkiye’de kadınlara sağlanan her üç krediden birinin altında Halkbank’ın imzası bulunmaktadır. Her bir üreten kadının yalnızca kendi hayalini değil, Türkiye’nin ekonomik geleceğini de büyüttüğüne inanıyor; bu anlayışla yurdumuzun dört bir yanında Üreten Kadınlar Buluşmaları’nı düzenliyoruz. Girişimci kadınların başarı hikayelerini görünür kılan Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması ise bugün, Türkiye çapında etkili bir girişimcilik markası haline gelmiştir. Bu kapsamlı yolculukta genç kızların, bilim ve teknoloji dünyasında daha çok var olabilmelerini de teşvik ediyoruz. BİGE-Bilim Kızlarla Gelecek projemizle, genç kızların; mühendislikten yazılıma, matematikten teknolojiye kadar her alanda potansiyellerini keşfetmelerine öncülük ediyoruz.”
“210 bin girişimciye 44 milyar TL kredi sağladık”
Küresel ekonominin merkezinde teknolojiyle harmanlanmış yenilikçi fikirlerin yer aldığını dile getiren Recep Süleyman Özdil, 210 bin girişimciye sağladıkları 44 milyar TL tutarındaki kredi desteğiyle bu fikirlerin ekonomik başarılara dönüşmesine öncülük ettiklerini vurguladı.
Türkiye’nin geleceği olan gençlerin değişimdeki gücüne inandıklarına işaret eden Özdil, “Gençlere duyarlı” banka kimliğiyle onların ihtiyaçlarını anlayan, hayallerine ve yenilikçi projelerine eşlik eden bir anlayışla hareket etmeyi sürdürdüklerini belirterek şöyle devam etti:
“Jet Luck, HUBrica, Gençİz ve Girişimciliğe İlk Adım gibi programlarımızla gençlere hem stratejik rehberlik ve gelişim imkânı sunuyoruz hem de onlara ilham oluyoruz. Gençlerimiz gibi çocuklarımız da en kıymetli hazinemiz. ‘Çocuklara duyarlı’ bankacılık anlayışımızla, henüz hayatlarının ilk yıllarında onlara tüketim, tasarruf ve çevre bilincini kazandırmayı amaçlıyoruz. Halkbank Çocuk Tiyatrosu ile bu değerleri sanatın diliyle çocuklarımıza aktarıyoruz.”
Toplumun temelini oluşturan aile kurumunu sağlıklı bir geleceğin ve kalıcı toplumsal refahın en güçlü dayanağı olarak gördüklerini ifade eden Recep Süleyman Özdil, “Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilen “2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonu doğrultusunda, ailelerimizin hayatına dokunan finansal çözümlerle onların yanında olmayı sürdürüyoruz.” diye konuştu.
-
BossLife TV11 ay önceTürk Müziğinin Vizyoner Prodüktörü ⎹ DMC CEO’su Samsun Demir
-
BossLife TV11 ay önce60 Yıllık Başarının Sırrı ⎹ NAFİ GÜRAL’ IN BAŞARI HİKAYESİ
-
Savunma Sanayi11 ay önceASELSAN ile Savunma Sanayii Başkanlığı Arasında 71,9 Milyon Dolarlık Anlaşma
-
BossLife TV11 ay önceDondurmanın Efendisi Mehmet Kanbur’un Hikayesi MADO
-
Sağlık10 ay önceAĞIZ SAĞLIĞINDA YENİ DÖNEMİN TEMSİLCİSİ: DT. ABDULLAH BİLGİÇ
-
Girişimcilik11 ay önceDepremzede Kadın Girişimciden Girişimcilik Dersi: “Zoru Başardım, Şimdi Sıra 300 Kadında!”
-
Ekonomi10 ay önceHürer Fethi Gündüz ile Ulaşımdan Eğitime, Girişimcilikten Spora Her Şey
-
Sağlık11 ay önceTürkiye, 2024’te Sağlık Turizminden 3 Milyar Dolar Gelir Elde Etti
