Ekonomi
İstanbul Atlas Üniversitesi, Geleceğe Adım Atıyor: Vadi Kampüsü’nün ‘Dijital İkizi’ Oluşturuldu
İstanbul Atlas Üniversitesi, dijital dönüşüm projesi kapsamında Vadi Kampüsü’nün dijital ikizini oluşturdu. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Engin Gülal, bu teknolojinin akıllı şehirlerden sağlığa kadar pek çok alanda kullanıldığını ve büyük bir pazar potansiyeli taşıdığını belirtti.
İstanbul Atlas Üniversitesi, geleceğin teknolojisini bugüne taşıyarak kampüsünü sanal dünyaya entegre etti! Dijital dönüşümde öncü bir rol üstlenen üniversite, Vadi Kampüsü’nün dijital ikizini oluşturdu. Bu hamle, yapay zeka destekli Atlas Q dönüşüm projesinin en önemli adımlarından biri olarak dikkat çekiyor.
Fizikselin Sanalla Buluşması: Nedir Bu Dijital İkiz?
Dijital ikiz, fiziksel bir nesnenin veya sistemin dijital bir kopyası. Yani kampüsün fiziksel haliyle senkronize çalışan, canlı bir sanal modeli gibi düşünebilirsin. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Engin Gülal, bu teknolojinin fiziksel ortamdan bilgi alıp geri besleme yapabildiğini, bu sayede kampüsün yönetimi ve izlenmesi için iki yönlü bir etkileşim sağladığını belirtiyor.
Hangi Alanlarda Kullanılıyor? Geleceğin Teknolojisi Artık Bugünde
Prof. Dr. Gülal’a göre dijital ikiz teknolojisi, sadece eğitimde değil, birçok sektörde devrim yaratıyor. Akıllı şehirlerden sağlık sistemlerine, enerji yönetiminden ulaşıma kadar geniş bir kullanım alanı var.
- Akıllı Şehirler: Trafik yönetimi, enerji optimizasyonu, deprem ve sel senaryoları gibi konularda gerçekçi simülasyonlar yaparak şehir yönetimini kolaylaştırıyor.
- Sağlık: Hastaların dijital ikizleri oluşturularak kişiye özel tedavi planları hazırlanabiliyor. Hatta ameliyat öncesi 3 boyutlu simülasyonlarla risk analizleri yapılabiliyor.
- Ekonomik Büyüme: Dijital ikiz pazarının 2030’a kadar 70 milyar doları aşması bekleniyor. Bu da teknolojinin gelecekteki önemini ve ekonomik potansiyelini gözler önüne seriyor.
Türkiye’de ve Dünyada Durum Ne?
Singapur, Helsinki ve Las Vegas gibi dünya devleri bu teknolojiyi aktif olarak kullanıyor. Türkiye’de ise İstanbul, Konya ve Bursa gibi büyükşehirler, akıllı şehir projeleriyle dijital ikize yönelik adımlar atıyor. İstanbul Atlas Üniversitesi’nin bu projesi de, Türkiye’nin teknoloji yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor.

Ekonomi
Boeing’in Türkiye’ye Güveni Tam: Tedarik Hacmi 2 Milyar Doları Aştı
Havacılık devi Boeing’in Türkiye’ye olan yatırımları ve iş birlikleri hızla büyüyor. Şirketin Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Ayşem Sargın’ın açıklamalarına göre, Boeing’in Türk havacılık sanayisinden bugüne kadar yaptığı toplam tedarik hacmi 2 milyar doları aştı. Bu rakam, Türkiye’nin Boeing için sadece bir pazar değil, aynı zamanda kritik bir tedarik ve mühendislik üssü haline geldiğini gösteriyor.
Türk Havacılık Sektörü, Boeing’in Küresel Tedarik Zincirinde Kritik Rol Oynuyor
Ayşem Sargın, Boeing’in Türkiye’deki ilişkisinin 80 yılı aşkın köklü bir geçmişe dayandığını belirtti. 2017’de başlatılan Türkiye Milli Havacılık Planı (NAI) ile sanayi, teknoloji ve mühendislik alanlarındaki iş birliklerinin derinleştiğini vurgulayan Sargın, Türkiye’deki tedarikçi ağlarının 20’den fazla şirketi kapsadığını söyledi. Bu şirketler, Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Kayseri ve Eskişehir gibi önemli şehirlerde faaliyet gösteriyor.
Türk tedarikçiler, 737’den 787’ye kadar Boeing’in en yeni ticari uçaklarının yanı sıra Chinook ve P-8 gibi savunma platformlarına da parça sağlıyor. Boeing, Tedarikçi Geliştirme Programı ile Türk şirketlerinin küresel standartlara ulaşmasına destek olarak havacılık ihracatını artırmayı hedefliyor.
Mühendislik ve Eğitim Alanında Stratejik Yatırımlar
Boeing, Türkiye’deki varlığını sadece tedarikle sınırlı tutmuyor; aynı zamanda mühendislik ve genç yeteneklere de yatırım yapıyor.
- Mühendislik ve Teknoloji Merkezi: 2018’de İstanbul Teknopark’ta açılan bu merkez, Boeing’in dünyadaki sayılı merkezlerinden biri. Yaklaşık 100 mühendisiyle küresel ürün geliştirmeye katkı sağlarken, Türkiye’nin gelecekteki havacılık liderliği potansiyelini de güçlendiriyor.
- Newton Uçuş Akademisi: İstanbul’da kurulan akademi, 13-16 yaş arası gençlere STEM tabanlı havacılık eğitimi sunuyor. Tam hareketli uçuş simülatörleri ile donatılmış olan akademi, yeni nesil havacılık yeteneklerine ilham vermeyi amaçlıyor.
Sürdürülebilir Havacılıkta Türkiye ile Ortak Hedefler
Ayşem Sargın, havacılık sektörünün geleceğinde önemli bir yer tutan sürdürülebilir havacılık yakıtları (SAF) konusuna da değindi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün getirdiği SAF zorunluluğunu çok önemli bir adım olarak değerlendiren Sargın, Türkiye’nin bu alanda kilit bir konumda olduğunu belirtti.
Boeing, Türkiye Sürdürülebilir Havacılık Platformu (TSAA) aracılığıyla yerli biyokütle potansiyelini değerlendirerek Türkiye’yi SAF üretiminde önemli bir ortak yapmayı hedefliyor. Sargın, yeşil hidrojen ve elektrikli uçuş gibi yeni nesil çözümlere de yatırım yaptıklarını ve bu alanda Türkiye ile iş birliklerinin devam edeceğini ekledi.

Ekonomi
AJet’e İkinci Kez Uluslararası Ödül: Düşük Maliyetli Havayolları Kategorisinde Tek Türk Markası
Henüz genç bir marka olmasına rağmen AJet, uluslararası alanda büyük bir başarıya imza attı. Şirket, Los Angeles’ta düzenlenen APEX/IFSA Global Expo Fuarı‘nda “Dört Yıldızlı Düşük Maliyetli Havayolu” ödülüne ikinci kez layık görüldü. Bu ödül, AJet’i kendi kategorisinde ödül alan tek Türk markası yaptı.
Milyonlarca Yolcu Değerlendirdi, AJet Öne Çıktı
APEX ödülleri, dünyanın dört bir yanından yolcuların yaklaşık 1 milyon uçuş için yaptığı bağımsız değerlendirmeler sonucunda veriliyor. AJet, yaklaşık 600 hava yolu arasından sıyrılarak bu prestijli ödülü kazanmayı başardı.
AJet Genel Müdürü Kerem Sarp, ödülle ilgili yaptığı açıklamada, “İkinci kez bu ödüle layık görülmekten gurur duyuyoruz. Bu ödül, misafirlerimize sunduğumuz uçuş deneyiminin, konforun ve hizmet kalitesinin uluslararası alanda bir kez daha tescillendiğini gösteriyor,” dedi.
Sarp, uçuş emniyetine verdikleri öneme de değinerek, son 12 ayda 9 farklı ülkede 13 havalimanında 19 kez denetlendiklerini ve 0,30 SAFA (bulgusuzluk) puanı ile dikkat çekici bir sonuç elde ettiklerini belirtti.
AJet, geçen yıl kuruluşunun henüz 7’nci ayındayken de aynı ödülü alarak sektöre hızlı bir giriş yapmıştı. Bu ikinci ödül, şirketin başarısının tesadüf olmadığını kanıtlıyor.

Ekonomi
OYAK Genel Müdürü Yalçıntaş, Renault’nun Bursa Üssünde İncelemelerde Bulundu: “Türkiye İhracat Merkezi Olacak”
OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, Oyak Renault’nun Bursa’daki dev üretim tesisini ziyaret ederek, şirketin Türkiye ve küresel pazardaki hedeflerini gözden geçirdi. Ziyarette Duster, Clio ve Boreal modellerinin üretim hatlarını inceleyen Yalçıntaş, OYAK HORSE’un hibrit araçlar için geliştirdiği son teknoloji ürünü HR18 motoru hakkında da detaylı bilgi aldı.
Bursa, Avrupa’nın Önemli Otomotiv Üslerinden Biri
Murat Yalçıntaş, Oyak Renault’nun OYAK ve Renault Group ortaklığının gücünü vurguladı. Bursa’daki fabrikanın sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da en önemli otomotiv üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Yalçıntaş, tesisin üretim kapasitesi ve teknolojik altyapısının ülkenin sanayi gücünü temsil ettiğini söyledi.
Yalçıntaş, 1969’dan beri süren bu iş birliğinin, Türkiye’nin üretim yetkinliğini dünya standartlarına taşıyan ve yerli mühendislik gücünü küresel rekabetle buluşturan örnek bir model olduğunu ifade etti.
Hedef: Türkiye’yi İhracat Merkezi Yapmak
OYAK ve Renault Group’un 400 milyon Euro’nun üzerinde bir yatırım planladığını açıklayan Yalçıntaş, bu yatırımlarla Türkiye’yi Renault’nun en büyük ihracat merkezlerinden biri haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti.
“Uluslararası 2027 Oyun Planı” kapsamında, 2027’den önce dört yeni Renault modelinin Bursa’da üretilmesi hedefleniyor. Bu planın ilk adımı Duster oldu. Ayrıca, Renault’nun en çok satan modeli Clio’nun altıncı nesli için de Bursa fabrikası üretim merkezi olacak. Yeni Clio’nun Türkiye’de geliştirilip üretilmesi de bu stratejinin önemli bir parçası.
OYAK HORSE: Renault Group’un İlk Hibrit Motor Üreticisi
Ziyarette Yalçıntaş’ın en çok dikkatini çeken noktalardan biri, OYAK HORSE’un başarısı oldu. Türkiye’de binek araçlar için motor ve vites kutusu üreten bu firma, şimdi de Renault Group’un ilk hibrit motor üreticisi unvanını taşıyor.
55 yılda 7.5 milyon motor ve 6 milyon vites kutusu üreten OYAK HORSE, yıllık üretim kapasitesini 470 bin motora ve 390 bin vites kutusuna yükseltti. Firma, son teknoloji HR18 motoru ile büyük bir başarıya imza attı. Bu motor ve yerli imkânlarla üretilen alüminyum motor bloğu, TEKNOFEST 2025‘te sergilenecek. 17-21 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek etkinlikte, OYAK HORSE mühendisleri motorun üretim aşamalarını ziyaretçilere tanıtacak.


-
Savunma Sanayi6 ay önceASELSAN ile Savunma Sanayii Başkanlığı Arasında 71,9 Milyon Dolarlık Anlaşma
-
Uncategorized6 ay önceTürk Müziğinin Vizyoner Prodüktörü ⎹ DMC CEO’su Samsun Demir
-
Uncategorized6 ay önce60 Yıllık Başarının Sırrı ⎹ NAFİ GÜRAL’ IN BAŞARI HİKAYESİ
-
Sağlık5 ay önceAĞIZ SAĞLIĞINDA YENİ DÖNEMİN TEMSİLCİSİ: DT. ABDULLAH BİLGİÇ
-
Uncategorized6 ay önceDondurmanın Efendisi Mehmet Kanbur’un Hikayesi MADO
-
Ekonomi7 ay önceAlbayrak Beton Başkanı Erdal Albayrak: “Güvenli Binalar İçin Beton Mikserlerine Trafikte Geçiş Üstünlüğü Tanınmalı”
-
Girişimcilik6 ay önceDepremzede Kadın Girişimciden Girişimcilik Dersi: “Zoru Başardım, Şimdi Sıra 300 Kadında!”
-
Sağlık6 ay önceTürkiye, 2024’te Sağlık Turizminden 3 Milyar Dolar Gelir Elde Etti
