Bizimle iletişime geçin
UferPhile BOSSLIFE AD

Ekonomi

Yıldız Holding’den Türkiye Ekonomisine Stratejik Güç Hamlesi

BossLife Mehmet Tütüncü

Türkiye’nin köklü ve global ölçekte etkili gruplarından Yıldız Holding, ekonomik katkısını büyütmeye ve sürdürülebilir değer üretmeye devam ediyor. Şirket, son dönemde gerçekleştirdiği yatırımlar, ihracat performansı ve istihdam gücüyle Türkiye ekonomisinin dinamik yapısına önemli bir ivme kazandırıyor.

Holding bünyesinde faaliyet gösteren markalar, sadece iç pazarda değil, uluslararası arenada da rekabet gücünü artırarak Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu güçlendiren bir rol üstleniyor. Özellikle gıda ve perakende sektöründeki güçlü yapılanma, Yıldız Holding’i bölgesel bir oyuncudan küresel bir marka ekosistemine dönüştürmüş durumda.

İhracat ve Katma Değerde Yükselen Grafik

Yıldız Holding’in ihracata dayalı büyüme stratejisi, Türkiye’nin cari dengesine olumlu katkı sağlarken aynı zamanda yerli üretimin gücünü de uluslararası pazarlara taşıyor. Şirketin yüksek katma değerli ürünlere yönelmesi, sadece ekonomik değil aynı zamanda marka değeri açısından da Türkiye’nin elini güçlendiriyor.

İstihdam ve Sürdürülebilirlik Vurgusu

On binlerce kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlayan holding, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla da dikkat çekiyor. Çevre dostu üretim süreçleri, sosyal sorumluluk projeleri ve uzun vadeli yatırım vizyonu, şirketin sadece bugünü değil geleceği de inşa ettiğini gösteriyor.

Türkiye’den Dünyaya Açılan Güç

Yıldız Holding’in büyüme stratejisinin temelinde; inovasyon, dijitalleşme ve globalleşme yer alıyor. Şirket, Türkiye merkezli bir başarı hikayesini dünya sahnesine taşırken, aynı zamanda ülke ekonomisine olan katkısını her geçen gün daha da derinleştiriyor.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Hayat Kimya’dan Mersin’e 50 Milyon Dolarlık Üretim Üssü

Hayat Kimya Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı İbrahim Güler

Hayat Kimya, 8 ülkede faaliyet gösteren 28 üretim tesisiyle milyarlarca tüketiciye ulaşan global gücünü Türkiye’deki yatırımlarıyla pekiştirmeyi sürdürüyor. Şirketin Mersin’de 2025 yılında temellerini attığı deterjan fabrikası, 2026’nın ilk çeyreğinde devreye alınarak üretim ağındaki stratejik yerini aldı.

Marka Gücü ve Stratejik Üretim

Bingo, Molfix, Molped, Familia ve Papia başta olmak üzere 16 güçlü markasıyla faaliyet gösteren Hayat Kimya, yeni yatırımıyla üretim kaslarını daha da güçlendiriyor. Mersin’de kurulan deterjan tesisi, şirketin büyüme stratejisinin merkezinde konumlanırken, hem iç pazara hem de global pazarlara üretim sağlayacak şekilde kurgulandı.


Kapasitede Sıçrama, İstihdamda Artış

Yaklaşık 235 bin metrekarelik kampüs içerisinde, 23 bin metrekare üretim alanına sahip olarak sıfırdan inşa edilen tesis, yıllık 230 bin ton üretim kapasitesiyle dikkat çekiyor. Bu yatırımla birlikte Hayat Kimya’nın Türkiye’deki toplam deterjan üretim hacmi 1 milyon ton seviyesinin üzerine taşınırken, yaklaşık 300 kişiye doğrudan istihdam sağlanıyor.

Şirket, Türkiye’deki Kocaeli ve Mersin tesislerinin yanı sıra Cezayir ve İran’daki üretim altyapısıyla bölgesel gücünü global ölçekte genişletmeye devam ediyor.


Sürdürülebilir ve Akıllı Üretim Modeli

Yeni tesis, yalnızca kapasite artışı değil, aynı zamanda ileri teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı bir üretim modeli sunuyor. Yapay zeka destekli sistemler ve uçtan uca dijital otomasyon altyapısı sayesinde üretim ve kalite süreçlerinde yüksek standartlar sağlanıyor.

Limanlara ve tedarik zincirine yakın konumuyla lojistik kaynaklı karbon emisyonlarını minimize eden tesis, aynı zamanda çevreci çözümleriyle öne çıkıyor. Çatıya kurulan 2,5 MW gücündeki güneş enerjisi sistemiyle enerji ihtiyacının önemli bir kısmı yenilenebilir kaynaklardan karşılanırken, kojenerasyon altyapısıyla enerji verimliliği üst seviyeye taşınıyor.


Esnek Üretim, Güçlü Global Vizyon

Esnek üretim kabiliyeti sayesinde pazardaki değişimlere hızlı uyum sağlayan tesis, Hayat Kimya’nın operasyonel gücünü ve hizmet hızını artırıyor. Gelişmiş veri ve analiz altyapısı ise şirketin stratejik karar alma süreçlerini daha güçlü ve dinamik hale getiriyor.


“Türkiye Bizim İçin Stratejik Bir Üs”

Hayat Kimya Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı İbrahim Güler, yatırımla ilgili değerlendirmesinde Türkiye’nin şirket için stratejik önemine dikkat çekerek, Mersin’de hayata geçirilen bu tesisin hem iç pazarda hem de ihracatta büyümeyi destekleyeceğini vurguladı.

Güler, Hayat Kimya’nın 100’den fazla ülkeye uzanan ihracat gücünü bu tür yatırımlarla daha da ileri taşıyacaklarını belirtirken, sürdürülebilirlik odaklı üretim anlayışının da bu yatırımın temel yapı taşlarından biri olduğunu ifade etti. Ayrıca tesisin bölgesel istihdama katkısının da altını çizdi.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Boeing’in Türkiye’ye Güveni Tam: Tedarik Hacmi 2 Milyar Doları Aştı

Havacılık devi Boeing’in Türkiye’ye olan yatırımları ve iş birlikleri hızla büyüyor. Şirketin Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Ayşem Sargın’ın açıklamalarına göre, Boeing’in Türk havacılık sanayisinden bugüne kadar yaptığı toplam tedarik hacmi 2 milyar doları aştı. Bu rakam, Türkiye’nin Boeing için sadece bir pazar değil, aynı zamanda kritik bir tedarik ve mühendislik üssü haline geldiğini gösteriyor.

Türk Havacılık Sektörü, Boeing’in Küresel Tedarik Zincirinde Kritik Rol Oynuyor

Ayşem Sargın, Boeing’in Türkiye’deki ilişkisinin 80 yılı aşkın köklü bir geçmişe dayandığını belirtti. 2017’de başlatılan Türkiye Milli Havacılık Planı (NAI) ile sanayi, teknoloji ve mühendislik alanlarındaki iş birliklerinin derinleştiğini vurgulayan Sargın, Türkiye’deki tedarikçi ağlarının 20’den fazla şirketi kapsadığını söyledi. Bu şirketler, Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Kayseri ve Eskişehir gibi önemli şehirlerde faaliyet gösteriyor.

Türk tedarikçiler, 737’den 787’ye kadar Boeing’in en yeni ticari uçaklarının yanı sıra Chinook ve P-8 gibi savunma platformlarına da parça sağlıyor. Boeing, Tedarikçi Geliştirme Programı ile Türk şirketlerinin küresel standartlara ulaşmasına destek olarak havacılık ihracatını artırmayı hedefliyor.

Mühendislik ve Eğitim Alanında Stratejik Yatırımlar

Boeing, Türkiye’deki varlığını sadece tedarikle sınırlı tutmuyor; aynı zamanda mühendislik ve genç yeteneklere de yatırım yapıyor.

  • Mühendislik ve Teknoloji Merkezi: 2018’de İstanbul Teknopark’ta açılan bu merkez, Boeing’in dünyadaki sayılı merkezlerinden biri. Yaklaşık 100 mühendisiyle küresel ürün geliştirmeye katkı sağlarken, Türkiye’nin gelecekteki havacılık liderliği potansiyelini de güçlendiriyor.
  • Newton Uçuş Akademisi: İstanbul’da kurulan akademi, 13-16 yaş arası gençlere STEM tabanlı havacılık eğitimi sunuyor. Tam hareketli uçuş simülatörleri ile donatılmış olan akademi, yeni nesil havacılık yeteneklerine ilham vermeyi amaçlıyor.

Sürdürülebilir Havacılıkta Türkiye ile Ortak Hedefler

Ayşem Sargın, havacılık sektörünün geleceğinde önemli bir yer tutan sürdürülebilir havacılık yakıtları (SAF) konusuna da değindi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün getirdiği SAF zorunluluğunu çok önemli bir adım olarak değerlendiren Sargın, Türkiye’nin bu alanda kilit bir konumda olduğunu belirtti.

Boeing, Türkiye Sürdürülebilir Havacılık Platformu (TSAA) aracılığıyla yerli biyokütle potansiyelini değerlendirerek Türkiye’yi SAF üretiminde önemli bir ortak yapmayı hedefliyor. Sargın, yeşil hidrojen ve elektrikli uçuş gibi yeni nesil çözümlere de yatırım yaptıklarını ve bu alanda Türkiye ile iş birliklerinin devam edeceğini ekledi.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

AJet’e İkinci Kez Uluslararası Ödül: Düşük Maliyetli Havayolları Kategorisinde Tek Türk Markası

Henüz genç bir marka olmasına rağmen AJet, uluslararası alanda büyük bir başarıya imza attı. Şirket, Los Angeles’ta düzenlenen APEX/IFSA Global Expo Fuarı‘nda “Dört Yıldızlı Düşük Maliyetli Havayolu” ödülüne ikinci kez layık görüldü. Bu ödül, AJet’i kendi kategorisinde ödül alan tek Türk markası yaptı.

Milyonlarca Yolcu Değerlendirdi, AJet Öne Çıktı

APEX ödülleri, dünyanın dört bir yanından yolcuların yaklaşık 1 milyon uçuş için yaptığı bağımsız değerlendirmeler sonucunda veriliyor. AJet, yaklaşık 600 hava yolu arasından sıyrılarak bu prestijli ödülü kazanmayı başardı.

AJet Genel Müdürü Kerem Sarp, ödülle ilgili yaptığı açıklamada, “İkinci kez bu ödüle layık görülmekten gurur duyuyoruz. Bu ödül, misafirlerimize sunduğumuz uçuş deneyiminin, konforun ve hizmet kalitesinin uluslararası alanda bir kez daha tescillendiğini gösteriyor,” dedi.

Sarp, uçuş emniyetine verdikleri öneme de değinerek, son 12 ayda 9 farklı ülkede 13 havalimanında 19 kez denetlendiklerini ve 0,30 SAFA (bulgusuzluk) puanı ile dikkat çekici bir sonuç elde ettiklerini belirtti.

AJet, geçen yıl kuruluşunun henüz 7’nci ayındayken de aynı ödülü alarak sektöre hızlı bir giriş yapmıştı. Bu ikinci ödül, şirketin başarısının tesadüf olmadığını kanıtlıyor.

Okumaya Devam Et

Trend Gönderiler