Bizimle iletişime geçin
UferPhile BOSSLIFE AD

Ekonomi

n11’den “Ne İstersen n11” Dönemi: 

İhtiyacın Olan Her Şey, Tam İstediğin Gibi

Türkiye’nin e-ticaret ekosisteminin ilk oyuncularından n11 “Ultra Premium Plus” deneyimini herkes için erişilebilir kılan yeni iletişim dünyasını tanıttı. Düzenlenen lansmanla yeni dönemini duyuran n11’in reklam yüzü ise Bülent Ersoy oldu.

n11, değişen kullanıcı beklentilerini merkeze alarak alışveriş deneyimini yeniden tanımladığı yeni bir döneme adım atıyor. 28 Nisan Salı gecesi Mandarin Oriental Bosphorus’ta gerçekleşen lansmanda n11 CEO’su Nihal Dindar Akın, markanın yeni dönem stratejilerini ve büyüme vizyonunu paylaştı. Burcu Esmersoy’un sunuculuğunda, Zeynep Bastık’ın performansıyla dikkat çeken lansman gecesine; kampanyanın yüzü Bülent Ersoy’un yanı sıra sektörün önde gelen isimleri ve iş ortakları da katıldı.

Lansmanda markanın yeni dönemini ve iş birliğini değerlendiren n11 CEO’su Nihal Dindar Akın, “Yeni stratejilerimizi ve ‘Ne İstersen n11’ vizyonumuzu paylaştığımız bu özel gecede, heyecanımıza ortak olan tüm konuklarımıza ve iş ortaklarımıza katılımları için teşekkür ediyorum. Bu kampanya ile e-ticarette yeni bir standart belirliyoruz” dedi. Akın ayrıca, Bülent Ersoy ile çekilen reklam filmi sürecinin kendileri için çok keyifli geçtiğini belirterek, ortaya çıkan işten ve aldıkları pozitif geri bildirimlerden büyük heyecan duyduklarını ifade etti.

“En Çok Cankurtaran ve Taksici Olmayı Sevdim”

Kampanyanın reklam yüzü olan Türkiye’nin Diva’sı Bülent Ersoy ise iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “n11 ile hayata geçirdiğimiz bu proje her detayıyla gerçekten fevkaladenin de fevkinde bir iş oldu; bu kampanyayı tüm Türkiye ile buluşturmaya aracı olduğum için çok mutlu oldum,” açıklamasında bulundu. Ersoy, reklam filminde canlandırdığı karakterler arasında ise en çok cankurtaran ve taksici rollerini sevdiğini paylaştı.

Gecenin sunuculuğunu üstlenen Burcu Esmersoy ise markanın dönüşümüne tanıklık etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “n11’in bu büyük değişimine eşlik etmekten ve böylesine özel bir gecede bu enerjinin bir parçası olmaktan büyük bir heyecan duyuyorum” dedi.

Bu yeni dönemle birlikte n11, alışveriş deneyimini daha erişilebilir, daha sade ve daha kapsayıcı bir yapıya taşımayı hedefliyor. Kullanıcının alışverişten beklentisini yalnızca ihtiyaç karşılamanın ötesine taşıyan bu yaklaşım, aynı zamanda markanın kullanıcı deneyimi odaklı büyüme stratejisinin de temelini oluşturuyor.

Herkes İçin Ayrıcalıklı “Ne İstersen n11” Deneyimi

n11, yeni döneminde alışveriş deneyimini yalnızca ürün ve fiyat odağında değil, sunduğu avantajlarla birlikte bütüncül bir yapıya taşıyor. Markanın “Ne İstersen n11” söylemi, bu yaklaşımın en net yansıması olarak; kullanıcıların ihtiyaç duyduğu her şeyi, ek koşul olmadan ve herkes için erişilebilir hale getiriyor.

n11’in “Ultra Premium Plus” yaklaşımıyla şekillenen bu yapı, kullanıcıyı merkeze alarak onun en çok sevdiği, değer verdiği ve önceliklendirdiği avantajları bir araya getiriyor. Ortaya çıkan deneyim kullanıcıda güçlü bir “Ultra Premium Plus” hissi yaratıyor.

Bu yeni modelde kullanıcılar; abonelik ya da aidat ödemedenherkese ücretsiz kargotoplam 1000 TL kupon ve harcadıkça yüzde 3 geri kazan gibi avantajlardan faydalanabiliyor. 

Bülent Ersoy ile “Ultra Premium Plus” Dünyası Hayat Buluyor

Markanın yeni iletişim dünyası, Bülent Ersoy’un yer aldığı reklam filmiyle güçlü bir anlatıma kavuşuyor. Kampanya kapsamında farklı karakterlere bürünen Bülent Ersoy; hakemden rapçiye, taksi şoföründen astronota, kuaförden cankurtarana uzanan rolleriyle izleyici karşısına çıkıyor. Bu karakterlerin her biri, n11 deneyimiyle kendini “Ultra Premium Plus” hisseden kullanıcıyı temsil ediyor.

Eğlenceli ve dikkat çekici anlatımıyla öne çıkan reklam filmi, markanın sunduğu avantajları gündelik hayatın farklı anlarıyla ilişkilendirerek aktarırken, n11’in yeni dönem iletişim tonunu da net bir şekilde ortaya koyuyor. Alışılmışın dışında tarzı ve lüks yaşam anlayışıyla akla ilk gelen isimlerden biri olan Bülent Ersoy’un kampanyanın yüzü olması, n11’in “ayrıcalık” algısını herkes için erişilebilir kılma yaklaşımıyla örtüşüyor. Bu anlatımda Ersoy, farklı karakterlere bürünse de her koşulda kendini “ultra premium plus” hisseden kullanıcıyı temsil ederken; n11 de aynı deneyimi tüm kullanıcılarına sunan demokratik bir alışveriş platformu olma hedefini ortaya koyuyor.

Ne İstersen n11 Yaklaşımının Temelinde Kullanıcı Deneyimi Var

n11 CEO’su Nihal Dindar Akın, yeni döneme ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi, “E-ticarette kullanıcı beklentileri hızla değişiyor. Biz de bu değişimi odağımıza alarak alışveriş deneyimini yeniden kurguluyoruz. ‘Ne İstersen n11’ yaklaşımımızla, kullanıcılarımızın en çok değer verdiği avantajları bir araya getiriyor ve bunları herhangi bir üyelik ücreti ya da ek ödeme olmadan sunuyoruz. Amacımız, kullanıcıların kendini özel hissettiği bu deneyimi herkes için standart hale getirmek.”

Bu yeni dönemle birlikte n11, “Ne İstersen n11” yaklaşımıyla alışveriş deneyimini yeniden tanımlayarak, kullanıcıların beklentilerini tek bir çatı altında karşılayan daha güçlü bir deneyim sunmayı hedefliyor. 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

“TEK KULLANIMLIK PLASTİK KISITLAMALARI SANAYİDE BASKI VE KAYGI OLUŞTURUYOR”

Tek kullanımlık plastiklere yönelik artan kısıtlama ve yasaklama eğilimleri, plastik sanayisinde belirsizlik ortamını derinleştirirken üretimden tedarik zincirine uzanan yapıda ciddi bir baskı oluşturuyor. PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu sürecin yönetiminde en kritik unsurun yasaklamalar değil, güçlü bir Kaynağında Ayrıştırma Sistemi ve etkin döngüsel ekonomi altyapısı olduğunu vurgulayarak, sürdürülebilir çözümün ancak bu yaklaşım ile mümkün olacağını ifade ediyor.

Tek kullanımlık plastik ürünlere yönelik artan kısıtlama ve yasaklama eğilimleri, plastik sanayisinde belirsizlik ortamını derinleştirirken üretimden tedarik zincirine kadar uzanan yapıda önemli bir baskı oluşturuyor. PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu sürecin sağlıklı yönetimi için yasaklayıcı yaklaşımlar yerine, güçlü bir Kaynağında Ayrıştırma Sistemi (KAS) ve etkin bir döngüsel ekonomi altyapısının zorunlu olduğuna dikkat çekti.

Sektördeki gelişmelerin artık yalnızca bir dönüşüm sürecini değil, aynı zamanda artan bir tedirginlik ve öngörülebilirlik sorunu yarattığını ifade eden Karadeniz, tek kullanımlık ürünlere yönelik düzenlemelerin sanayicinin orta ve uzun vadeli planlarını zorlaştırdığını söyledi. Karadeniz, “Bu alandaki kısıtlama ve yasaklama eğilimleri yatırım kararlarını erteliyor, üretim planlamasını zorlaştırıyor ve tedarik zincirinde kırılganlık riskini artırıyor” dedi.

“Sektörde kaygı seviyesi artıyor”

Artan maliyet baskısı ve henüz yeterince gelişmemiş alternatiflerin oluşturduğu boşluğun sektördeki kaygıyı artırdığını belirten Karadeniz, sanayicinin yalnızca ekonomik dalgalanmalarla değil, aynı zamanda üretim sürekliliğini etkileyen yapısal bir belirsizlikle karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Tek kullanımlık plastiklere yönelik düzenlemelerin zincirleme etkiler oluşturduğuna dikkat çeken Karadeniz, “Bu ürün grubuna ilişkin kararlar yalnızca bir üretim kalemini değil; hammadde tedarikinden lojistiğe, KOBİ’lerden büyük ölçekli sanayi kuruluşlarına kadar tüm yapıyı etkiliyor. Bugün sektörün en önemli sorunlarından biri belirsizlik ve buna bağlı öngörü eksikliğidir” ifadelerini kullandı.

“Dönüşüm, KOBİ’ler üzerinde maliyet baskısı yaratıyor”

Karadeniz, plastik sanayisinin çevresel sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi hedeflerini destekleyen bir yapıda olduğunu, ancak bu dönüşümün gerçekçi ve planlı bir geçiş modeliyle yönetilmesi gerektiğini belirtti.

Bu noktada Kaynağında Ayrıştırma Sistemi’nin kritik önem taşıdığını vurgulayan Karadeniz, “Atık yönetiminde temel mesele, geri dönüşüm için gerekli hammaddenin doğru şekilde elde edilmesidir. Kaynağında Ayrıştırma Sistemi güçlendirilmeden kurulacak hiçbir model sürdürülebilir değildir. Bununla birlikte Depozito İade Sistemi ve Kaynağında Ayrıştırma Sistemi’nin birlikte etkin şekilde uygulanması, hammadde açığının bir miktar da olsa kapatılmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

Dönüşüm sürecinin özellikle KOBİ’ler üzerinde maliyet baskısı oluşturduğunu ifade eden Karadeniz, politikaların sektör gerçekleri ve üretim dengeleri gözetilerek şekillendirilmesi gerektiğini belirterek, “Çevresel hedefler ancak üretimi dışlamayan, aksine döngüsel ekonomiyi güçlendiren politikalarla kalıcı hale gelebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Karadeniz, bu noktada karar vericilere de çağrıda bulunarak, çevresel hedeflerin ancak üretim gerçekleriyle uyumlu, planlı ve altyapısı güçlendirilmiş politikalarla sürdürülebileceğini ifade ediyor.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Beşiktaş ve HONOR’dan potada güç birliği

Küresel yapay zekâ cihaz ekosistemi şirketi HONOR, 2025–2026 sezonunda Beşiktaş GAİN Erkek Basketbol Takımı’nın stratejik teknoloji ortağı oldu. Beşiktaş’ın potadaki mücadele gücü ile HONOR’un teknolojisini bir araya getiren bu iş birliği, sahada ve saha dışında yeni bir dönem başlatacak.

Küresel yapay zekâ cihaz ekosistemi şirketi HONOR, 2025–2026 sezonunda Beşiktaş GAİN Erkek Basketbol Takımı’nın stratejik teknoloji ortağı olduğunu duyurdu. İş birliği kapsamında HONOR, sezon boyunca takımın formasında yer alacak. Beşiktaş’ın potadaki mücadele gücü ile HONOR’un performans odaklı teknoloji yaklaşımını bir araya getiren bu iş birliği, sahada ve saha dışında yeni bir dönemin kapısını aralayacak. Hız, dayanıklılık ve veri odaklı performans odağında şekillenen ortaklık, spor ve teknolojiyi aynı zeminde buluşturuyor.

Stratejik teknoloji ortaklığı anlaşmasının lansmanı Beşiktaş JK Genel Sekreteri Uğur Fora, Beşiktaş JK Basketbol Faaliyetlerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Özkan Arseven, Beşiktaş JK Basketbol İcra Kurulu Üyesi Ali Berke Tükenmez, Beşiktaş Dijital A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Yaman İnanç, HONOR Türkiye CEO’su Zhu Wen Tong ve HONOR Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü Hüseyin Kaan Karaca’nın katılımıyla Tüpraş Stadyumu’nda gerçekleştirildi.

Beşiktaş JK Basketbol Faaliyetlerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Özkan Arseven, lansmanda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Yönetim Kurulumuzun özverili desteği, şube yönetimimizin emek ve gayretleri, Başantrenörümüz Dusan Alimpijevic’in disiplinli basketbol programı, oyuncularımızın azim ve kararlılığı ile geldiğimiz bu rekabetçi noktada, hep birlikte Beşiktaş basketbolunu güçlendirecek ticari atılım ve iş birliklerine de tüm hızıyla devam ediyoruz. Global bir marka olan HONOR da aynı dönem içerisinde yalnızca ülkemizde değil, tüm dünyada gösterdiği başarı, performans ve büyümenin yanı sıra, temel değerleri itibarıyla Beşiktaş’la son derece uyumlu ve güçlü bir marka. Sürdürülebilir başarı ve büyümeyi hedefleyen, güçlü vizyonlara sahip bu iki markayı bugün bir araya getirmiş olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu bağlamda bu sezonu kapsayan bu iş birliğini bir başlangıç olarak değerlendiriyor; birlikte koyulduğumuz bu kutlu yolculukta, HONOR markasıyla birlikte uzun vadeli, başarılarla dolu yepyeni bir ufka yelken açmanın mutluluğunu yaşıyoruz.”

Ortaklık sadece sahada değil

HONOR olarak performans, hız ve dayanıklılık odağında geliştirilen teknolojileri basketbol sahasında yeni bir dünya ile buluşturacaklarını belirten HONOR Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü Hüseyin Kaan Karaca, şunları söyledi: “Beşiktaş’ın mücadele ruhu dünyada hızla yükselen markamızın yaklaşımıyla uyum içinde. Bu stratejik teknoloji ortaklığıyla yalnızca sahada değil, taraftar deneyiminde de yeni bir dönem başlatmayı hedefliyoruz. Potada hayata geçireceğimiz projelerle, teknolojiyi yalnızca bir destek unsuru değil, oyunun bir parçası haline getirmeyi amaçlıyoruz. Beşiktaş GAİN Erkek Basketbol Takımı ile birlikte performansı veriyle güçlendiren, taraftarla bağı yapay zeka ve dijital deneyimlerle derinleştiren bir yapı kuracağız. Bu iş birliğinin, saha dışında da yeni bir etkileşim alanı yaratacağına inanıyoruz. Beşiktaş GAİN Erkek Basketbol Takımı’na Türkiye ve Avrupa’da başarılar diliyoruz.”

HONOR’un ilk spor yatırımı

Beşiktaş GAİN Erkek Basketbol Takımı ortaklığı ile HONOR dünyada ilk defa bir spor yatırımı yapmış oldu. HONOR’un yapay zekâ destekli cihazları ve akıllı ekosistem çözümleri, sezon boyunca takımın performans süreçlerine katkı sağlayacak şekilde konumlanacak. İş birliği, yalnızca görünürlük değil; teknolojiyle desteklenen bir performans sunmayı hedefliyor.

Beşiktaş’ın köklü spor kültürü ve mücadele ruhu ile HONOR’un genç, dinamik ve yenilikçi yaklaşımı potada buluşuyor. İki marka, kendi alanlarındaki yükselişlerini bu iş birliğiyle daha güçlü bir zemine taşıyor.

Sezon boyunca HONOR ve Beşiktaş GAİN Erkek Basketbol Takımı, taraftarları da içine alan dijital ve deneyim odaklı projeler hayata geçirecek. Sahadaki performansın yanı sıra taraftar etkileşiminin de yeni nesil teknolojiler ve yapay zekayla güçlendirilmesi hedefleniyor. 

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Sabancı Holding’de Bayrak Değişimi: Finans Grup Başkanlığı görevine Mustafa Aydın atandı

Türk iş dünyasında öncülük ettiği ‘sürekli yenilenme’ kültürüyle, paydaşlarına sürdürülebilir değer yaratmaya odaklanan Sabancı Holding’de, yaklaşık 5 yıldır Finans Grup Başkanlığı rolünü üstlenen Orhun Köstem, kendi isteği doğrultusunda 31 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılacak. 2026 yılı sonuna kadar CEO Danışmanı görevini üstlenecek olan Orhun Köstem, Topluluk şirketlerinde hali hazırda sürdürdüğü Yönetim Kurulu üyeliklerine de devam edecek.

1 Haziran 2026 itibarıyla, Sabancı Holding Finans Grup Başkanlığı görevini ise Mustafa Aydın üstlenecek. 2013 yılından bu yana Sabancı Topluluğu’nun farklı kademelerinde yöneticilik görevlerinde bulunan Mustafa Aydın, son olarak Topluluk şirketlerinden Çimsa’da Finans ve Dijital Teknolojilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyordu. Mustafa Aydın ayrıca, mevcut rollerine ek olarak, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla Çimsa’da vekaleten Genel Müdür olarak atanmıştı. 

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, şu ifadeleri kullandı: “Orhun Köstem, Topluluğumuzdaki kariyeri boyunca değerli katkılar sağlamış; Sabancı Holding’in stratejik finansal yol haritasının oluşturulması ve yönetilmesinde kritik rol üstlenmiştir. Görev süresi boyunca, Topluluğun global, dijital ve sürdürülebilirlik odağındaki büyüme ve dönüşümüne finansal perspektiften güçlü bir şekilde liderlik etmiş; sermaye yönetimi, kaynak tahsisi ve değer yaratımı alanlarında önemli inisiyatifleri hayata geçirmiştir. Sabancı Topluluğunun büyümesine yönelik katkıları, disiplinli yaklaşımı ve iş birliği kültürünü güçlendiren liderliği ile paydaşlarımıza önemli kazanımlar sağlamıştır. Kendisine bugüne kadar verdiği tüm katkılar için teşekkür ediyor; çıkacağı yeni yolda kendisine başarılar diliyorum. 


 1 Haziran itibarıyla Finans Grup Başkanlığı görevini üstlenecek Mustafa Aydın da bugüne kadar hem Holding’de hem de Topluluk şirketlerimizde önemli görevlerde bulunmuştur. Mannok satın alımı, ABD gri çimento yatırımı, EBRD ve IFC anlaşmaları gibi konularda ortaya koyduğu liderlik profiliyle Çimsa’nın son yıllardaki küresel büyüme yolculuğuna ve stratejik dönüşümüne çok önemli katkılar sağlamıştır. Çimsa’daki başarılarının yanında, geçmiş yıllarda enerji sektöründe edindiği tecrübe ve Holding deneyimi, Topluluğumuzun operasyonel faaliyetlerine ve gelecek hedeflerine de kıymetli destekler sunacaktır. Kendisine yeni görevinde başarılar diliyor; bu bayrak değişiminin, tüm Topluluğumuza hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Okumaya Devam Et

Trend Gönderiler